Bizim sözümüz dosta tatli düsmana kursundur namerte hançer merte candir canimiz dosta feda düsmana beladir dostlugumuz yücedir ne alinir ne satilir ölümünedir,
Millet, bağımsızlığının korunmasını ordudan,ordunun ruhunu teşkil eden subaylardan bekler..İşte subayların yüce olan vazifesi budur..
Milletin bağımsızlığı ihlal edilirse bunun vebali subaylara ait olacaktır..
Arkadaşlar !! İngilizler ve yardımcıları milletimizin bağımsızlığını imhaya karar vermişlerdir. Milletler bağımsızlıklarını hiç kimsenin lütuf ve atıfetine borçlu değildir..Hiç kimse kimseye, hiçbir millet diğer millete hürriyet ve bağımsızlık veremez..Milletlerden tabiaten ve yaradılıştan mevcut olan bu hak, milletlerce kuvvetle, mücadele ile muhafaza bulundurulur. Kuvveti olmayan, dolayısıyla mücadele edemeyen bir millet, mahkum ve esir vaziyettedir. Böyle bir milletin bağımsızlığı gasp olunur..
Dünyada hayat için,insanca yaşamak için bağımsızlık lazımdır..Bağımsızlık sahibi olmak için kuvvet sahibi olmak ve bunun için mevcudiyetini ispat etmek icap eder.
Kuvvet ordudur.Ordunun hayat ve saadet kaynağı,bağımsızlığı takdir eden milletin,kuvvetin lüzumuna olan vicdani imanıdır...
İngilizler, milletimizi bağımsızlıktan mahrum etmek için, pek tabii olarak evvela onu ordudan mahrum etmek çarelerine giriştiler.Mütareke şartlarının tatbikatı ile silahlarımızı,cephanelerimizi,bütün müdafaa vasıtalarımızı elimizden almaya çalıştılar.. Sonra kumandanlarımıza ve subaylarımıza tecavüze ve taarruza başladılar.. Askerlik izzetinefsini yok etmeye gayret ettiler. Ordumuzu tamamen lağvederek milleti, bağımsızlığını muhafaza için muhtaç olduğu dayanak noktasından mahrum etmeye teşebbüs ettiler.. Bir taraftan da müdafaasız, ordusuz bıraktıklarını zannettikleri milletinde izzetinefsine, her türlü haklarına ve mukaddesatına taarruzla milleti alçaklığa,boyun eğmeye alıştırmak planını takip ettiler ve ediyorlar..
Herhalde ordu,düşmanımızın birinci taarruz hedefi oldu. Orduyu imha etmek için mutlaka subayı mahvetmek, aşağılamak lazımdır. buna da teşebbüs ettiler. Bundan sonra milleti koyun sürüsü gibi boğazlamakta engeller müşkülat kalmaz...
Bu hakikat karşısında ve içinde bulunduğumuz vaziyete göre subaylar heyetimize düşen vazifenin mahiyeti,ehemmiyeti ve kıymeti kendiliğinden meydana çıkar..
Milletimiz hür ve bağımsız yaşamak huzuruna tam bir iman ile kani olmuş ve buna kati azim ile karar vermiştir.
Zaman zaman şurada burada üzüntü verici karaktersizliklerin görülmüş olması hiçbir vakit milletimizin genel kanaatine, hakiki imanına sekte vurmamıştır ve vurmayacaktır..
Dolayısıyla kuvvetin, ordunun vücudu için lazım olduğunu söylediğim kaynak-ki milletin vicdanı imanıdır-mevcuttur..
Ordu ise, arkadaşlar; ancak subaylar heyeti sayesinde vücut bulunur...Malum bir askeri hakikat, felsefesi hakikattir; " ordunun ruhu subaylardadır" O halde subaylarımız, düşmanlarımız tarafından yıkılmak istenilen ordumuzu tamir edecek ve canlandıracak ve ordu ve milletimizin bağımsızlığını muhafaza edecektir..
Millet, bağımsızlığının muhafazasından ibaret olan hayatı gayesinin teminini ordudan ,ordunun ruhunu teşkil eden subaylardan bekler..İşte subayların yüce olan vazifesi budur...
Allah göstermesin milletin bağımsızlığı ihlal edilirse bunun vebali subaylara ait olacaktır.. Subaylar, izah ettiğim yüce, mukaddes ve bütün açılardan üzerlerine düşen vazife itibariyle, bütün mevcudiyetleriyle ve bütün dikkat ve felsefeleriyle, giriştiğimiz bağımsızlık mücadelesinde birinci derecede faal ve fedakar olmak mecburiyetindedirler..
Şahsi ve hurisi itibariyle de subaylar, fedakarlar sınıflarının en önünde bulunmak mecburiyetindedirler... Çünkü düşmanlarımız herkesten önce onları öldürürüler. Onları aşağılar ve hor görürler. hayatında bir an olsa bile subaylık yapmış, subaylık izzetinefsini, şerefini duymuş, ölümü küçümsemiş bir insan, hayatta iken, düşmanın tasarladığı ve reva gördüğü bu muamelelere katlanamaz..
Onun yaşamak için bir çaresi vardır;şerefini korumak! halbuki düşmanlarımız da kastettiği, o şerefi ayaklar altına almaktır..
Dolayısıyla subay için " ya istiklal, ya ölüm" vardır.. Fakat arkadaşlar ölmeyeceğiz, bağımsızlığımızı muhafaza ederek yaşatacağız ve milletimizi daima mutlu ve müreffeh yaşatmak için çalışacağız!
Atatürk : Çocuk, Türkiye ne durumda? Çocuk : ATAM.. Herşey mükemmel gidiyor. Siz hiç merak etmeyin..
-Yeni cumhurbaşkanını seçmişsiniz. Nasıl birisi peki? -Süper bir insan. TC tarihinin en başarısız Dış İşleri Bakanı olarak kayıtlara geçti. Cemat liderinin güdümünde. Daha önce mensubu olduğu partiye yapılan devlet yardımının bir trilyon lirası kayıp, dava zaman aşımından dolayı düştü.. Siz hiç merak etmeyin!
-Birinci kadın nasıl? - O´na artık first lady diyorlar.. Birinci kadınımız türbanlı. Köşkün heryerini değiştiriyor.. Daha önce dışişleri konutunu da değiştirmiş ucubeye çevirmişti, çok zevkli biridir.. Bir kaç sene önce T.C devletini kendi türbanı için AIHM şikayet etti, ama sonra şikayetini geri çekti.. Siz hiç merak etmeyin!
-Başbakan nasıl, başarılı mı? -Hem de nasıl başarılı. Önüne gelene küfür ediyor, gelmeyene ´ülkeyi terket´ diyor. Gazeteler o veya hükümet aleyhinde tek kelime yazamıyor. Maddi durumu da fena değil, aldığı maaş ile iki milyar dolar biriktirdi. Allah için çok tutumlu ve akıllı! (Ben hesap ettim 20 yıl da aldığı maaşın her kuruşunu biriktirseydi 1 milyo n 225 bin YTL´si olurdu. Arada ki fark nasıl oluştu kendi de bilmiyormuş! ) Cemaat liderinin kontrolunde.. Kızlarını türban nedeniyle ABD´de okuttu. İki oğlunu niye orda okuttu anlamadım! Herhalde onlarda türbanlıydı biz anlamadık.. Okul paralarını hayırsever biri verdi. Adam o kadar hayırsever ki devletin soyulmasına bile yardımcı oluyor.. Siz hiç merak etmeyin!
-TBMM başkanı da değişmiş.. - Evet ´Anasını şey ettiğimin şeyi´ gitti , onun yerine kendisi gibi cemaat liderinin sağ kolu olan biri geldi.. Ama eşi türbanlı değil.. Siz hiç merak etmeyin!
-Ekonomi iyi mi? - Hem de nasıl. Cumhuriyet tarihinin en zeki Maliye Bakanı görevde. TL´den altı sıfır attı ve paramız çok değerlendi. Kendi çocukları artık trilyonlar götüremiyorlar, çünkü sıfırlar atıldı ya, ondan.. milyonlarla idare ediyor gariplerim.. Borsa´nin %75´i yabancıların elinde..Ama bakan işini iyi yapıyor. Siz hiç merak etmeyin!
-Dış borcumuz var mı? -Var ama, önemsiz. 400 milyar dolar.. Zehir hafiye bakanımız dolardan da sekiz sıfır atacakmış.. Borç inecek 4 bin dolara, onu da ben ödeyeceğim . Siz hiç merak etmeyin!
-Terör devam mı? Önlem alınıyor mu? -Terör pek önemli değil artık.. Herkes sadece konuşuyor, askerler şehit oluyor, kelle hesabı ile cenazeler kalkıyor.. Liderlerinden 20 tanesi zaten elimiz de.. Siz hiç merak etmeyin!
-Bu güzel haber, liderlerini ömür boyu hapisten çıkarmasınlar.. -Ne hapsi ATAM. Biz onları milletvekili seçtik meclise getirdik. Artık herşeyi yasal yapıyorlar.. Dünyada sadece Türkiye´de teröristler milletvekili olabiliyor.. Ve sadece Türkiye´de teröristlerin başı hapishanede her hafta avukatları ile göruşebiliyor, yani her konuda birinciyiz.. Siz hiç merak etmeyin!
-Referanduma katılım oranı nedir? - Bana göre sıfır ama hükümete göre %70.. Referandum olduğu gün 12 asker imiz ŞEHIT edildi! Herşeyin farkındayım ben.. Siz hiç merak etmeyin!
- Cemaat lideri falan diyorsun, hala var mı şeriat tehlikesi? - Yok, yok şeriat tehlikesi kalmadı çok şükür, şeriat geldi bile. Rahatladık, etraf yobaz doldu. Cemaat lideri yurt dışında Türkiye´ye gelemiyor. Zaten gelince Humeyni gibi gelecek, herşey süper olacak.. Siz hiç merak etmeyin!
-Eğitim nasıl peki? -5 yıl önce göreve gelen dinci hükümet zamanında ilkokul birinci sınıfa başlayan bebeler, bu yıl 6´ya gidiyor, 5 yıl sonra 16 yaşın da gençler olacaklar, bu bebelerin beyinleri yıkanıyor.. Nasil ki bizim zihnimizden SENİ silemiyorlar, bu bebelerin zihninden de yobazlık silinemeyecek.. Anlayacağınız 5 yıl daha rahatız.. Siz hiç merak etmeyin!
- Biz Cumhuriyeti kurabilmek için binlerce şehit ve gazi verdik, siz Cumhuriyeti koruyamadınız.. Ben Cumhuriyeti siz gençlere emanet ettim.. Siz ne yapıyorsunuz? -Sadece UTANIYORUZ, KAHROLUYORUZ ATAM!