|
taniyanlar bilirler... tanimayanlar da sorar, ogrenirler...
BASBUG'A MEKTUP
Başbuğum bu destan sanadır yine Ülkücü tavırdan yanadır yine Sene doksanyedi tarih dört nisan Ülkücüye onbir aydan sert nisan Sen gittin ya içimizde dert nisan O gün bizi görsen bilmem ne derdin Eminim ki alnımızdan öperdin
Güneşli bir günde yitirdik seni Fırtınada karda götürdük seni Gönül köşkümüze yatırdık seni O gün bizi görsen bilmem ne derdin Kalkabilsen alnımızdan öperdin
Gidişine yerler gökler ağladı Turan yetim kaldı kara bağladı Tekbirler ağıtlar yürek dağladı O gün bizi görsen bilmem ne derdin Sen Başbuğ'dun alnımızdan öperdin
Sen gittin ardından divan kuruldu Meydan gümbürdedi oklar gerildi Kavga döğüş bir karara varıldı Olanları görsen bilmem ne derdin Herhalde inanmaz geri giderdin
Ayrılıp yuvadan uçanlar oldu Diyardan diyara göçenler oldu Başka elde bayrak açanlar oldu Olanları görsen bilmem ne derdin Herhalde inanmaz geri giderdin
Oğlun Tuğrul parti kurdu çekildi Azmi Başkan arkasına takıldı Aldemir'de doğru yola sokuldu Olanları görsen bilmem ne derdin Herhalde inanmaz geri giderdin
Biz kaldık çalıştık seçim kazandık Sarımsak soğansız biçim kazandık Asgari ücretten geçim kazandık Şölenleri görsen bilmem ne derdin Herhalde inanmaz geri giderdin
Ecevit Bahçeli Yılmaz oldular Hükümet kurmaya karar kıldılar Yazdılar çizdiler işe daldılar Olanları görsen bilmem ne derdin Herhalde inanmaz geri giderdin
Muhteşem bir ilgi alâka oldu Kapımız kırmızı pilâka doldu Bir günde binlerce yalaka geldi Gelenleri görsen bilmem ne derdin Herhalde kahkahayla gülerdin
Son gelenler baş köşeye yerleşti Tüm halkalar zincir oldu birleşti İş karıştı anlatmakta zorlaştı Halimizi görsen bilmem ne derdin Herhalde inanmaz geri giderdin
Marmarayı deprem aldı götürdü Yolsuzluklar memleketi bitirdi Anadolu ümidini yitirdi Halimizi görsen bilmem ne derdin Herhalde inanmaz geri giderdin
Hortumcular dükkân açtı her yere Namusluya tayin çıktı zor yere Kuşatıldık gidemiyoz bir yere Halimizi görsen bilmem ne derdin Herhalde inanmaz geri giderdin
İmf'ye kaptırdılar yakayı Borsa dolar hiç sevmiyor şakayı Temel Reis haciz verdi takayı Halimizi görsen bilmem ne derdin Herhalde inanmaz geri giderdin
Ekonomi raydan çıktı gidiyor İşçi köylü kemer sıktı gidiyor Fukara canından bıktı gidiyor Halimizi görsen bilmem ne derdin Herhalde inanmaz geri giderdin
Yalvardık yakardık fayda etmedi Feryadımız Ankara'ya gitmedi Başörtüsü okul derdi bitmedi Halimizi görsen bilmem ne derdin Herhalde inanmaz geri giderdin
Bir kanlı katile idam verdiler İmralı'ya tatil köyü kurdular Şehitleri birde bunlar vurdular Halimizi görsen bilmem ne derdin Vallahi billâhi geri giderdin
Bir şehit çocuğu tuttu yakamı Abi dedi : Bu olanlar şaka mı ? Siz buysanız geri verin babamı Bu feryadı duysan bilmem ne derdin Vallahi billâhi geri giderdin
Utançtan sokağa çıkamaz olduk Kimsenin yüzüne bakamaz olduk Yakamıza Bozkurt takamaz olduk Halimizi görsen bilmem ne derdin Vallahi billâhi geri giderdin
Yazdığım destanlar kahretti bana Bağlamam duvardan küfretti bana Türküler hayatı zehretti bana Halimizi görsen bilmem ne derdin Vallahi billâhi geri giderdin
Pavyondan gelenler başı tuttular Halimize bakıp keyif çattılar Söylemesi zor amma ''bizi sattılar'' Halimizi görsen bilmem ne derdin Vallahi billâhi geri giderdin
Bıyık uçlarıma posta koydular Direndim adımı hasta koydular Düşmana gül verip dosta kıydılar Halimizi görsen bilmem ne derdin Vallahi billâhi geri giderdin
Azıcık ses veren sürgün edildi Gönülde taht kuran sürgün edildi Dokuz Işık Turan sürgün edildi Halimizi görsen bilmem ne derdin Vallahi billâhi geri giderdin
Hiç şaşırma Ozan Arif dışlandı Ahmet Yılmaz asi diye fişlendi Yüreğimiz dost (!) elinden şişlendi Halimizi görsen bilmem ne derdin Vallahi billâhi geri giderdin
İhanet edene madalya taktık Sadâkât edene uzaktan baktık Sen olsaydın böyle mi olacaktık ? Halimizi görsen bilmem ne derdin Vallahi billâhi geri giderdin
Bunca yıldan sonra ortada kaldık Sen uçmağa vardın bizlerse öldük Destan destan Beştepe'ye gömüldük Halimizi görsen bilmem ne derdin Vallahi billâhi geri giderdin
Bu destan , bu türkü , sazım sanadır Bir tek seni sevdim nazım sanadır Duy beni Başbuğum sözüm sanadır : ''ÜLKÜME DARILIP KÜSMÜYORUM BEN KİMSEDEN KORKUM YOK SUSMUYORUM BEN BU KAHPE DÜZENE KANMAYACAĞIM ÖLSEMDE YOLUNDAN DÖNMEYECEĞİM''
Ahmet YILMAZ GÜVEN
Koç yigidim, Bahadirim, Ozanim Alp Dadasim, Yagiz Efem, Ozanim Bir nârada dokuz tümen bozanim,
Tug kaldirip yürüyecek Bozkurtum! Tanrim Türk'ü koruyacak Bozkurtum!
Dört yaman sizim var inceden ince; Vatanca, Bayrakça , Törece, Dince... Ay-yildizin isigini görünce,
Arsiz otlar çürüyecek Bozkurtum! Tanri Türk'ü koruyacak Bozkurtum!
Yeline de Ergenekon yeline! Kurban olam kutlu ülkü yoluna! Yetmis körük milyon oldu biline!
Demir daglar eriyecek Bozkurtum! Tanri Türk'ü koruyacak Bozkurtum!
Bizim ilde dogan olur baz olur, Kara tasa pençe vursa iz olur. Bir yigide yedi kâfir az olur!
Ordulari kürüyecek Bozkurdum! Tanri Türk'ü koruyacak Bozkurdum!
Yola çiktik Tanrikurtlar yolundan, Yandik pistik 'Kizil Elma' derdinden. Günde bin kez Gükbörünün ardindan
Bes yüz köpek ürüyecek Bozkurtum! Tanri Türk'ü koruyacak Bozkurtum!
Dokuz isik kör zulmeti yaranda Dokuz sene sölen olur Turanda Ol Yezdan'in va'di Kur'an'da
Soysuz eller kuruyacak Bozkurtum! Tanri Türk'ü koruyacak Bozkurtum!
NASİHAT
Ey Oğul!Beysin! Bundan sonra öfke bize; uysallık sana.. Suçlamakbize; katlanmak sana, hoş görmek sana... "Şeyh Edebali'den Osman Gazi'ye NasihatEy Oğul!Beysin! Bundan sonra öfke bize; uysallık sana... Güceniklik bize; gönül almak sana.. Suçlamak bize; katlanmak sana.. Acizlik bize, yanılgı bize; hoş görmek sana.. Geçimsizlikler, çatışmalar,uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana.. Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana... Bundan sonra bölmek bize; bütünlemek sana.. Üşengeçlik bize; uyarmak, gayretlendirmek, şekillendirmek sana..
Ey Oğul!Yükün ağır, işin çetin, gücün kıla bağlı, Allah Teala yardımcın olsun. Beyliğini mübarek kılsın. Hak yoluna yararlı etsin. Işığını parıldatsın. Uzaklara iletsin. Sana yükünü taşıyacak güç,ayağını sürçtürmeyecek akıl ve kalp versin. Sen ve arkadaşlarınız kılıçla, bizim gibi dervişler de düşünce, fikir ve dualarla bize vaat edilenin önünü açmalıyız. Tıkanıklığı temizlemeliyiz.Oğul!Güçlü, kuvvetli, akıllı ve kelamlısın. Ama bunları nerede ve nasıl kullanacağını bilmezsen sabah rüzgarlarında savrulur gidersin..
Öfken ve nefsin bir olup aklını mağlup eder. Bunun için daimasabırlı, sebatkar ve iradene sahip olasın!.. Sabır çok önemlidir. Bir bey sabretmesini bilmelidir. Vaktinden önce çiçek açmaz. Ham armut yenmez; yense bile bağrında kalır. Bilgisiz kılıç da tıpkı ham armut gibidir. Milletin, kendi irfanın içinde yaşasın. Ona sırt çevirme. Her zaman duy varlığını.
Toplumu yöneten de, diri tutan da bu irfandır.İnsanlar vardır, şafak vaktinde doğar, akşam ezanında ölürler. Dünya, senin gözlerinin gördüğügibi büyük değildir. Bütün fethedilmemiş gizlilikler, bilinmeyenler, ancak senin fazilet veadaletinle gün ışığına çıkacaktır. Ananı ve atanı say! Bil ki bereket, büyüklerle beraberdir. Bu dünyada inancını kaybedersen, yeşilken çorak olur, çöllere dönersin. Açık sözlü ol! Her sözü üstüne alma! Gördün, söyleme; bildin deme! Sevildiğin yere sık gidip gelme; muhabbet ve itibarın zedelenir...
Şu üç kişiye; yani cahiller arasındaki alime, zengin iken fakir düşene ve hatırlı iken, itibarını kaybedene acı! Unutma ki, yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir.Haklı olduğun mücadeleden korkma! Bilesin ki atın iyisine doru, yiğidin iyisine deli (korkusuz, pervasız, kahraman, gözü pek) derler.En büyük zafer nefsini tanımaktır. Düşman, insanın kendisidir. Dost ise, nefsi tanıyanın kendisidir. Ülke, idare edenin, oğulları ve kardeşleriyle bölüştüğü ortak malı değildir. Ülke sadece idare edene aittir.
Ölünce, yerine kim geçerse, ülkenin idaresi onun olur. Vaktiyle yanılan atalarımız, sağlıklarında devletlerini oğulları ve kardeşleri arasında bölüştüler. Bunun içindir ki, yaşayamadılar.. (Bu nasihat Osmanlıyı 600 sene yaşatmıştır.) İnsan bir kere oturdumu, yerinden kolay kolay kalkmaz. Kişi kıpırdamayınca uyuşur. Uyuşunca laflamaya başlar. Laf dedikoduya dönüşür. Dedikodu başlayınca da gayri iflah etmez. Dost, düşman olur; düşman, canavar kesilir!..
Kişinin gücü, günün birinde tükenir, ama bilgi yaşar. Bilginin ışığı, kapalı gözlerden bile içeri sızar, aydınlığa kavuşturur. Hayvan ölür, semeri kalır; insan ölür eseri kalır. Gidenin değil, bırakmayanın ardından ağlamalı... Bırakanın da bıraktığı yerden devam etmeli. Savaşı sevmem. Kan akıtmaktan hoşlanmam. Yine de, bilirim ki, kılıç kalkıp inmelidir. Fakat bu kalkıp-iniş yaşatmak için olmalıdır. Hele kişinin kişiye kılıç indirmesi bir cinayettir. Bey memleketten öte değildir. Bir savaş, yalnızca bey için yapılmaz.
Durmaya, dinlenmeye hakkımız yok. Çünkü, zaman yok, süre az!..Yalnızlık korkanadır. Toprağın ekim zamanını bilen çiftçi, başkasına danışmaz. Yalnız başına kalsa da! Yeter ki, toprağın tavda olduğunu bilebilsin. Sevgi davanın esası olmalıdır. Sevmekise, sessizliktedir. Bağırarak sevilmez. Görünerek de sevilmez!.. Geçmişini bilmeyen, geleceğini de bilemez.
Osman! Geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın.Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın.
|
Sehidler Dile Geldi
Yükleyen _yamtar_