Sen Çiçek düşüneceksin Bir zerreden fışkıracak toprağa Selamlayacak doğayı Güneşe yıldızlara El sallayacak Gözünü dikerek gök kubbeye Ağır ağır büyüyecek Özgürlüğe uzanacak dalları Sarı mavi kırmızı Renkten renge bürünerek Güzellikler saçacak etrafına
Sen Çiçek düşüneceksin Bir çocuğun elinde demet demet Anneye ya da bir öğretmene verilecek Kime olursa olsun Bir sevgiyi belirleyecek
Can içi Bugün eski hatıralar geldi aklıma Çıktım da geçmişi dolaştım Seni gördüğüm yerlerde Alev alev oldu içim Ve bir damla yaş düştü gözümden Ağladım İnan bana sevincimden oldu bu
Can içi Sevgi aşk bende sanki bir hiçti Gönlümden kopup gelen duyguları Bir takım yalan dolanlara verirdim Tabi O güne kadar Seni gördüğüm güne kadar Ben beni bildiğimden O yaşıma kadar
Can içi Göz göze geldiğimiz o anda İçimde Serin yaz rüzgarları gibi Hoş ferah bir rüzgar esti Sevgi aşk denen duyguların Gerçek olduğunu o gün anladım Kavramıştım artık Ferhat'ın Dağları neden deldiğini Mecnun'un Çölde ne aradığını
Can içi Şimdi senden uzağım Sensizlik çirkin bir canavar olmuş Her gün ağır ağır yiyor Burada Güzel diye birilerine baktığımda Gözlerim acıyor nefesim daralıyor O vakit şöyle düşünüyorum Galiba Bu gözlerim bu nefesim hep sende kalmış
Can içi Beraber olduğumuz vakitler Gözlerine dalıp dalıp giderdim Göğün mavisinde Denizin dalgasında bulurdum kendimi
Can içi O zamanlar Gönlümdeki bir çift kelimeyi Dilime çıkaramazdım Gönülden geçenler dile gelse bile Dolanır dururdu Ya sesim kısılır Ya da hiç konuşamazdım Anlatamazdım duygularımı Gösteremezdim sana benliğimi O bir çift kelimeyi karşında okuyamazdım
Can içi Ama bak Şimdi okuyorum şimdi söylüyorum Seni seviyorum