Düşman İçimizde Değil, Topraklarımızın Dışında Olsun.. Ne oldu da Türkiye Ermenistan ile fikirlerini değiştiriyor? Ya da Ermenistan Türkiye hakkındaki düşüncelerini değiştirdi de bizim mi haberimiz yok... Ermenistan'ın Karabağ'da yaptığı katliamların tek sebebi Azerilerin Türk olmaları değil mi? Ermenistan Azerbaycan'ın işgal ettiği Karabağdan çekilmeden ve Türkiye'ye karşı tutumunu değiştirmeden sınır kapısı açılmasın..
Ermenistanın işkal etmiş olduğu Azerbaycan topraklarından çıkmasını (Dağlık Karabağ, Zangezur, Goyce) istiyoruz. Aksi taktirde Ermenistan-Türkiye sınır kapısının açılmasını istemiyoruz.
Kendini bilen tüm Türk vatandaşlarının ve CHE grubunun kampanyaya destek ve yorumlarını bekliyorum.
ne analar varki ne yiğitler doğurmuş yüce allah türkün çamurunu yiğitlikle yoğurmuş din için devlet için işte görün birdaha canı gönülden şehit ancak ülkücüler olurmuş
3 Mayıs Türkçülüğün tarihinde bir dönüm noktası oldu. O zamana kadar yalnız duygu ve düşünce olan, edebi ve ilmi sınırları pek de aşmıyan Türkçülük, 1944 yılının 3 Mayısında birdenbire hareket oluverdi.
Ali Suaviler, Süleyman Paşalar, Mehmen Eminler, Ziya Gökalplar, Rıza Nurlar yalnız duygu, düşünce, iş Türkçüsü idiler. Hareket Türkçüsü olmamışlardı. Çırağan baskını Türkçü Ali Suavinin siyasi bir hareketiydi. Bunun Türkçülükle ilgisi yoktu. Sıhhiye Vekili olduğu zaman gayri Türkleri atarak yerine Türkleri yerleştiren Rıza Nur fiili Türkçülük yapıyordu. Fakat bu da hareket değildi.
Türkçülükte ilk hareketi 3 Mayıs 1944 Çarşamba günü, Ankara'daki birkaç bin meçhul Türk genci yaptı. Bu bakımdan Türkçülük tarihinde onların hususi bir şerefi vardır
Bundan sonra 3 Mayıs Türkçülerin günüdür. Ona bir bayram diyemiyeceğiz.Çünkü yıllarla süren büyük ızdırabımız o gün başlamıştır. Ona bir matem demek de kabil değildir. Çünkü bunca sıkıntıların arasında bize büyük bir imtihan vermek, yürekliyle yüreksizi er meydanında denemek, yahşı ile yamanı ayırmak fırsatını vermiştir. O güne kadar tehlikelerden gafil bir çocuk toyluğu ile yürüyen Türkçülük 3 Mayıs'ta gafletten ayrılmış, maskelerin arkasındaki iğrenç yüzleri görmüş, can düşmanlarını tanımış, dost sandığı hainleri ayırt etmiş, hayalin yumuşak bulutlarından gerçeğin sert topraklarına düşmüştür.Böyle sağlam bir sonuca varmak için çekilen bunca sıkıntılar boşa gitmiş sayılmaz. Bundan dolayı biz 3 Mayıs'a Türkçülerin günü deyip çıkıyoruz.
Hoşlanmayanlar onu benimsemesin. Yalnız kendilerine benzeyenler, yani Türke benzemeyenler onu yadırgamasın. Biz 3 Mayıs'ı sevmekte devam edeceğiz.
Türkçülük, tek sandığı düşmanına karşı 3 Mayıs hareketini yaparken onun çift olduğunu acı bir deneme ile öğrendi. Bu milli hareketin zaferinden korkan Türkçülük düşmanları, Türkçüleri ortaçağı andıran vahşetlerle hapse atılır ve aleyhlerinde türlü yayınlar yapılırken, onları tartışmaya çağırmak garabetini de gösterdiler. Tarih bunu bağışlamayacak ve Türkçüler günü olan 3 Mayıs, bir gün Türklerin günü olunca onlar tarihin büyük mahkemesinde layık oldukları akıbete uğrayacaklardır.
Türkçüler Toplu veya yalnız, her yerde 3 Mayısı analım. Analım ve Kür Şadın hatırasını yüceltelim...
Ne mümkün zulm ile bidad ile imha-ı hürriyet, Çalış, idraki kaldır muktedirsen ademiyetten!
Canım yanıyor, içimde bir sızı nedenini bilmiyorum..! Adı Sen’sizlik belki…! Yada ulaşamamak, ağlayamamak derinden, Kıyamdayken başka yerde, secdedeyken başka yerde olmak..! Yönelememek Sana içten bir aşkla, Canım yanıyor ya Rabbel Alemin, Bir sızı var anlayamadığım, Canım yanıyor Ya Erhamerrahimin Adını koyamadığım, Bugün gitmek istedim buralardan..! Sana yakın olmak için,uzakları yakın yapabilmek için, Çıktım viran şehrimden; daha fazla gidemedim nedense, Bir yağmur başladı sessizce, ER-RAHİM diye fısıldadı paramparça olan yüreğime, İrkildim Ya Rabbelalemin, rahmetine kavuştur beni, Sonra yürüdüm içimde bir ses anlayamadığım, Bir güvercin gördüm sırılsıklam, EL-CELİL dedi içimdeki sese, Ne büyük.ne Yücesin; Yüceliğinle derman ol derdime, Islandım, yorgunum birde acı var içimde nereye baksam seni gördüm ALLAH’IM Bir çocuk tebessümünde, bir yaprağın vedasında mevsime, MALİKÜ’L-MÜLK tecellisini gördüm kara bulutların içinden doğan güneşte..! Sen her şeyin tek sahibi ALLAH’ım, İçimde bir uçurumken hayat, üstelik çıkmazdayken dar sokaklarım EL-MÜHEYMİN sesi kulağımda, Sen aciz kullarını unutmayan, hep gözeten ALLAH’ım, yardım et bu kuluna, Savruluyorum, nereye gitsem bilmiyorum, bir dağa bakıyorum bir mahlukata..! Hepsi rükuda, hepsi kıyamda..! Çiçekler, otlar, toprak secdede..! En küçük mahlukat zikirde, insanlık ise gaflette…! YA HÂLIK diyor tabiat; adem ise hüsranda, azapta…! Ey incelik, lütuf sahibi EL-LATİF Ey kusurlardan münezzeh KUDDÜS Ey adalet sahibi EL-ADL Ey büyüklük sahibi EL-AZİM Ey merhamet sahibi ER-RAHMAN Nereye baksam, nereye dönsem sen tecelli ettin, Bir tek insanlıkta görmedim huşu ile yakarış, Her şey Sen’de yaşarken; İnsanlık nefsinde ölmüş Her yer Sen’de iken, insanlık her yerde viran olmuş, Bu viran şehirde, divane dünyada yalnız bırakma bizi UTANIYORUZ RAHMETİ GENİŞ ALLAH’ım (c.c.)…!!!! Bizi bize bırakma ALLAH’ım (c.c.)….!!!!
“ben beni bıraktığım zaman, SeN (c.c.) beni bırakma ALLAH’ım